Narsist Dolandırıcıların Empatik Kurbanları

Narsist Dolandırıcıların Empatik Kurbanları

"İnsanlar öyle saftır ve anlık ihtiyaçlarına öyle bağlıdır ki, kandıran biri her zaman kandırılmaya hazır birini bulur." Niccolò Machiavelli

Gelmiş Geçmiş En Kötü Ev Arkadaşı ‘‘Maratoncu’’ bölümü; dolandırıcılık, manipülasyon, kurban psikolojisi ve narsistik kişilik özellikleri gibi durumları anlamamızda ve yorumlamamızda önemli rol oynamaktadır. Dolandırıcılık, bireylerin güvenini manipüle ederek çıkar sağlamayı amaçlayan bir davranış biçimidir. Manipülasyon, dolandırıcıların en sık kullandığı araçlardan biridir. Maratoncu da bu kişilerden biridir ve diğer insanları kontrol etmek, kendi isteklerini yaptırmak için ustaca yalan söylemiş, bilgi saklamış ve çevresindekileri sömürmeyi başarmıştır.

 Dolandırıcılığın bir hastalık yerine bağımlılık olarak değerlendirilmesinin daha doğru olacağı belirtilmiştir; çünkü dolandırıcı bireylerin haz ve ödül mekanizmalarının harekete geçtiği, dolandırıcılık eyleminden zevk aldıkları ifade edilmektedir (Demirci, 2019).

Belgeseldeki karakter Youssef Khater bize dolandırıcılığın yalnızca maddi bir çıkar sağlanmak için yapılmadığını, psikolojik bir üstünlük kurma ihtiyacı olduğunu gözler önüne sermektedir. Buradaki en önemli husus ise dolandırıcının kendi yalanlarına herkesten önce inanmasıdır. Bir insan söylediği yalana ne kadar inanırsa o kadar gerçekçi bir ruh haline bürünür.

Karizmatik sporcu imajı” da bir manipülatör için güçlü bir kozdur. Bu özelliği ona güven kazanma konusunda oldukça yardımcı olmuştur.

Manipülatörler, kurbanlarının “empati” ve “yardım severlik” gibi erdemli duygularından maksimum düzeyde faydalanmaya çalışır. Kendini Filistinli olarak tanıtması ve dernekleri aracılığıyla kendisine birçok kez yardım toplanmasını sağlaması, dernek başkanının kendisini koşulsuzca desteklemesi ve elinden gelen tüm yardımları yapması bunun en büyük örneğidir.

 Dolandırıcıların birçoğunda narsistik kişilik özellikleri görülmektedir. Belgeseldeki Maratoncunun davranışları ise klasik bir narsist profilini işaret eder.

Maratoncunun manipülasyon yoluyla bir üstünlük hissi yarattığı ve bunun altında yatan sebeplerden birinin aile ve sosyal çevresinde görünmez, yetersiz veya fark edilmeyen bir çocuk olarak yetiştirilmiş olabileceği ifade edilebilir.

Narsist bireyler kendilerini diğer insanlardan farklıgörmektedirler. Maratoncu bu özelliğini ev arkadaşlarına söylediği yalanlar ile yansıtmaktadır. Söz konusu dolandırıcı ülkesinde arama kurtarma ekiplerinde görev yapan bir asker olduğunu sık sık dile getirmiş ve aynı zamanda başarılı bir maraton koşucusu olduğunu iddia etmiştir. Bu iddiaları ile havalı bir imaj ve güçlü bir başarı hikayesi çizerek güvenilir ve diğer insanlardan üstün bir profile sahip olmayı amaçlamıştır.

Narsist kişiler başkalarının duygularını önemsemez ve empati yapamazlar. Maratoncu da bu kişilerden biridir. Ev arkadaşına uyguladığı fiziksel ve duygusal acıları hiçe sayarak manipülasyonlarına devam etmiş ve ev arkadaşının başına gelenlerden haberi yokmuş gibi davranmıştır.

Maraton koşuları sırasında tanıştığı arkadaşının yüklü miktardaki parasını iş kurma vaadiyle alıp, arkadaşı ona parayı ve kuracakları işi sorduğunda ise ona da fiziksel şiddet uygulaması; kurbanlarının duygusal ve finansal yıkımına sebep olup kayıtsız kalması yalnızca kendi çıkarlarına odaklanan biri olduğunu göstermektedir.

 Bu bağlamda belgesel, ‘‘empati’’ ve ‘‘yardımseverlik’’ gibi insani özelliklerin suistimal edilmesi, bireylerin sınırlarını belirleyebilme becerisinin önemini gözler önüne sermektedir. Maratoncu vakasında, kurbanların ‘‘hayır’’ diyebilme becerisinin zayıf olması dolandırıcılık gibi manipülatif davranışların etkisini arttırmaktadır. Dolayısıyla, bu tür durumlarda bireylerin kendi sınırlarını tanımaları ve haklarını savunabilmeleri manipülasyona karşı daha dirençli bir psikolojik yapı geliştirmelerine katkı sağlar.

Stj. Psk. Ayşegül UçarStj. Psk. Ayşegül Uçar

Yorumlar

Kayıtlı yorum bulunmamaktadır.
İlk yorum yazan siz olun.